| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Derya yazıyoor...

SERSERİ KIRMIZI

Günahın ismiydi çocukça çırpınan yürekte ellerin Gri umutlar beyazlardan soyunmuştu çoktan Karanlığa doğuyordu tüm pencerelerin Oysa bir adım arkanda göz kırpıyordu yıldızlar Bir türkü vardı dillerinde ıpıl ıpıl, çağırıyorlardı seni hayata. Dönüp bakmadın, tıkadın kulaklarını zamana. Yemyeşil bir hayat vardı ardın sıra Ve sen karanlığın manzarasına çiviledin umutlarımı. Gölgene dolanan saçlarım uzuyor serseriliğine inat Umudun sarısı uzanıyor omuzlarımdan aşağı Güneşe yar olup terimi akıttım toprağa sen yokken, görmüyor musun? Ezberledim yıldızların lal türküsünü, Bir ağıt var dilimin ucunda, dudaklarıma dokunuyor hissetmiyor musun? Çöz artık sözde sevdanın prangasını bileklerden Yeniden adım atsın yüreğim özgürlüğün kumsallarına Dinsin artık sen kokan acınası sancılar Tozlu aşkını taşımasın kalbimin yamaçlarına rüzgarlar Kucaklasın güneşi bedenimin kıvranan yaraları Attığın oltaya takılmasın masum çocukluğum Özgürlük yüzmek istiyor denizimde, görmüyor musun? Hangi kuşun yakasında asılı kaldı griye çalan sevdan? Göç mevsimi çoktan geçti bilmiyor musun? Vaktidir şimdi gitmenin, başla kırık kanadını çırpmaya. Ve hangi ağaç dalında açtı bıçak sırtı sözlerin? Bu kaçıncı ayazdan sonraki fırtınadır, kaçıncı yazın ardındaki sonbahar Çoktan toprağın koynuna döküldü sarı yapraklar, görmüyor musun? Yıldızlar eğmiyor sana başını, türkü dillerinde Güvercinler bile sana inatla göz kırpıyor özgürlüğe Esmer hüzün ise gökkuşağını takmakta koluna. Ardım sıra dolanır durur hala serseriliğinin gölgesi Eziliyor ayakuçlarımda, fark etmiyor musun? Davandan çıkan kurşun değildi aşkı kanatan Aşk kırmızıydı zaten, kızıl bir buhran Mavi düşlerimin üstüne yağdı apansız Mor bir bulut çöktü kalleşçe yüreğimin üstüne. Ama bak büyüdüm artık, ne aşkın sıcağından korkuyorum Ne de acıtmasından amansızca yağan yağmurların Al koynumdan kırmızı düşlerini Git, yüreğim mavi faslındadır şimdi...